Sinema kategorisi arşivi

İnglorious Basterds – Bir “Tarantino” Filmi

inglorious-basterds3

 

 

 

 

 

“Quentin Tarantino” nun bu yılın çok ses getiren filmi “İnglorious Basterds” ı izleme fırsatı buldum.Film Tarantino vari anlatımının yanısıra oyunculuklar anlamında da gerçekten başarılı bir film olmuş.Özellikle oyuncu seçimleri açısından Teğmen “Aldo Raine” rolündeki Brad Pitt ve “Hans Landa” rolündeki Christoph Waltz tam anlamıyla rollerinin adamı olmuşlar.

Aslında Tarantino bu projeyi çok daha önce tasarlamış ancak bir türlü yapım aşamasına getirememiş. 1978 yapımı olan “Quel Maledetto Treno Blindato” adlı filminin tekrar beyazperdeye uyarlaması olan “Inglorious Basterds” , Tarantino’nun mekan,kadro seçimi ve kendine has tarzıyla başka bir havaya bürünmüş.Kısacası ben izlediğim filmden keyif aldım.Aslında bir Tarantino özelliği olarak,daha kanlı bir film bekliyordum ama film daha soft ve masalsı bir anlatıma bürünmüş bu da filmi güzel ve farklı yapan özelliklerden biri olmuş.

vert. Bastardi

Filmin çekimleri, geçtiğimiz yıllarda “Metropolis” ve “The Blue Angel” gibi sinema tarihine damgasını vurmuş ünlü filmlerin çekildiği stüdyoda gerçekleştirilmiş.Böylece gerçekten filmde mekan anlamında çok büyük bir başarı yakalanmış ve o dönemin havasını olduğu gibi filmde görebiliyoruz.

Filmin bir de kendine özgü soundtrack albümü var.Geçtiğimiz günlerde bu albümü de biryerlerden bulup, dinleme fırsatı buldum.Filmin otantik yapısına uygun müzikler seçilmiş,değişik bir albüm olmuş.Bu albümün tanıtım videosunu yayınlamak isterim ;

Yorum yok

"New Moon" Soundtrack albüm…

new-moon-6-twilight-series-2892805-500-691

 

 

 

 

 

“Stephen Mayer” in dünya çapında bestseller olmuş romanından sinemaya uyarlanan “Twilight” serisinin 2. Filmi “New Moon” resmi olarak açıklandığı üzere 20 Kasım tarihinde vizyonda olucak.İlk film gerçekten hatrı sayılır bir gişe başarısı göstermiş ve tüm dünyada 2. Film beklenir bir hal almıştı. İlk filmden daha önce bahsederken özellikle film dışında dikkatimi çeken noktanın filmin soundtrack albümü olduğunu belirtmiştim ve mutlaka dinlenilmesi gereken bir albüm olduğunun altını çizmiştim.(http://www.emreguldas.com/wp/?p=32 )

Serinin 2. Filmi olan “New Moon” un soundtrack albümünde yer alan parçalar geçtiğimiz günlerde liste halinde yayınlandı ve anlaşılan bu albümde ilki kadar sağlam bir albüm beklide üzerinde daha da titizlikle durulmuş bir albüm.Albüm filmden tam 1 ay önce müzik marketlerde yerini alacak.Yani tam tarih 20 Ekim.

Albümde yer alan şarkılar filmin soundtrack albümünün resmi websitesinde yer aldığı üzere aşağıdaki listedir ;

New Moon Soundtrack albüm track list ;

1. DEATH CAB FOR CUTIE – MEET ME ON THE EQUINOX
2. BAND OF SKULLS – FRIENDS
3. THOM YORKE – HEARING DAMAGE
4. LYKKE LI – POSSIBILITY
5. THE KILLERS – A WHITE DEMON LOVE SONG
6. ANYA MARINA – SATELLITE HEART
7. MUSE – I BELONG TO YOU (NEW MOON REMIX)
8. BON IVER & ST. VINCENT – ROSYLN
9. BLACK REBEL MOTORCYCLE CLUB – DONE ALL WRONG
10. HURRICANE BELLS – MONSTERS
11. SEA WOLF – THE VIOLET HOUR
12. OK GO – SHOOTING THE MOON
13. GRIZZLY BEAR WITH VICTORIA LEGRAND – SLOW LIFE
14. EDITORS – NO SOUND BUT THE WIND
15. ALEXANDRE DESPLAT – NEW MOON (THE MEADOW)

Bu listeden de anlaşıldığı gibi çok sağlam bir albüm bizi bekliyor gibi.Albümde Muse , The Killers ve Thom Yorke ‘ un varlığı sanıyorum yeterli olmuştur .

Ve bu soundtrack albümden çıkan açılış videosu track list’in 1 numaralı şarkısı “Deat cab for cutie – Meet me on the Equinox” un videosunu aşağıda bulabilirsiniz ;

 

Dinlenir !!

 

Yorum yok

Jeux D'enfants – Cesaretin Varmı AŞK'a …

Hayatın bir oyun olduğunu hatırlatan , bu dünya içinde kendi oyunumuzu sürdürdüğümüz zaman var olabileceğimizi anlatan,fransız sinemasından çok iyi bir film “Jeux D’enfants”.

2003 yapımı bu film , kendi oyunlarını sürdürmeyi hayat boyu başaran ve bu oyun uğruna herşeyi göze alıp , mutlu olmayı hayatın tüm kendi eksenindeki dönüşüne tercih eden iki insanı konu alan sıradışı bir aşk filmi..

Oyunculuklar gerçekten çok başarılı ayrıca başrolde Oscar ödüllü fransız oyuncu “Marion Cotillard” ‘ı izlemek gerçekten büyük keyif verici.Filmde “Amelie” filminden esintiler seziliyor,buda filme ayrı bir hava katmış.Bu tarzı sevenler mutlaka izlesin …

“Filmin imdb sitesi” : http://www.imdb.com/title/tt0364517/

“Filmin fragmanı” :

1 Yorum

Shine a Light …

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük rock gruplarından biri olan Rolling Stones ve dünya sinemasının en iyi yönetmenlerinden Martin Scorsese ‘nin ortaya çıkardığı bir film ‘’Shine a Light’’.

Grubun 29 Ekim ve 1 Kasım 2006 ‘Beacon Theatre’da gerçekleştirdiği konseri konu alan film Rolling Stones grubunun canlı performansına sanki oradaymış gibi eşlik etmemizi sağlıyor. Konserin çekimleri Martin Scorsese’nin kendine has tarzıyla birleşince izlenir bir hal almış.
Konser’de Rolling Stones’a başta Christina Aguilera olmak üzere , White Stripes’tan Jack White,Buddy Guy gibi isimler de eşlik edip sahneye renk katıyorlar.


Grupla yapılmış eski yeni röportajlarda çok ilgi çekici.Ayrıca filmin nasıl yapıldığına ilşkin merakı olanlara, kamera arkası görüntülerde bu dvd ‘de yerini almış.Filmin görüntü yönetmenliğini The Aviator’ın oscar ödüllü görüntü yönetmeni Robert Richardson üstlenmiş.

Özellikle sahne performansı olarak gerçekten ‘’ ihtiyarlar’’ hala çok iyi ve bunu filmdeki konserdede görebiliyoruz.Konuk müzisyenlerle gerçekleştirilen performanslarda konseri ilgi çekici hale getirmiş.

Kısacası tavsiye edilir !!!

Filmin imdb sitesi : http://www.imdb.com/title/tt0893382/

Yorum yok

Twilight – a wampire story…

Stephenie Meyer ‘in dünya çapında bestseller olan fantastik roman serisinden yola çıkarak uyarlanmış bir film ‘’Twilight’’…Romanı okuyan arkadaşlarımdan aldığım tepkiler filmin biraz aşağıda kaldığı ama yinede romanı iyi yansıttığıydı.Fantastik edebiyattan ve kurgusal anlamda doğaüstü güce dayalı filmlerden hoşlananlar için öncelikle kitabı sonra filmi saracaktır.Serinin şu an için 4. kitabı yazım aşamasında film hayran kitlesinden iyi feedback alırsa serinin diğer filmlerininde sinemaya uyarlanacağı söyleniyor.Bir yerlerden bulursanız mutlaka dinleyin.

Albümde”Linkinpark,muse,coldplay,radiohead,placebo,keane… ” gibi isimler yer alıyor.

 Film,şehre gelen genç kız,okulda tanıştığı ve daha sonra wampir olduğunu keşfettiği bir vampir dostumuzun aralarındaki ısının artması üzerine gelişiyor.Burada filmin bir roman serisinin ilk kitabını yansıttığı için ağır ilerlediğini anlamak gerekir.Filmdeki ana karakter Edward ve onun ailesi bildiğimiz sıradan wampir ekolünün biraz dışında yer alan karakterler. Onlar biraz kendilerini eğitmiş ve toplumsal yaşamın içinde yer edinen tipler.

Burada bahsetmeden geçemeyeceğim filmin çok sağlam bir soundtrack albümü olduğudur.

Filmin web sitesi :http://www.twilightthemovie.com/

2 Yorum

Revolutionary Road…

Dicaprio-Winslet ikilisini 10 yıl aradan sonra tekrar biraraya getiren film.Film Richard yates’in bestseller romanından uyarlanmış.Filmin yönetmeni ise daha önce American Beauty ile başarıyı sağlamış olan Sam mendes.

Film evli bir çiftin hayatı üzerine kurulu.Wheeler çifti (dicaprio-winslet) 2 çocuğu olan kendine has hayalleri olan bir çift.Amerikan ın tekdüze aile yaşamından kurtulup hayallerini gerçekleştirmek için sürekli plan yapıyorlar.Toplumsal çevredeki sıradanlıktan kurtulmak onların hayattaki tek istekleri.Bunu gerçekleştirme yolundaki adımlar,o adımların toplumsal dünyanın baskıları ve insanı robotlaştırmaya yönelik etkileriyle rakip olduğu bir mevzu su var filmin.


Film deki oyunculuklardan Kate winslet ın performansı süpere yakın.Filmin 3 dalda oscar adaylığı ve ,altın küre ödülü bulunuyor.Film biraz ağır ilerlemesi dışında,oyunculular açısından başarılı. Özellikle dialoglar tam bir yaşam kesiti örneği.

Aklınızda bulunsun …

 Filmin imdb sitesi : http://www.imdb.com/title/tt0959337/

Yorum yok

Bir Oscar gecesi…

Yine bir Oscar gecesi izleme hevesim tuttu ve oturdum ekranbaşına.Ödül töreninden önce NTV ‘deki Oscar öncesi yayınına Cem yılmaz katılmıştı.Zaten gecenin keyifli geçeceği burdan belliydi.Programın sunucusu Yekta kopan’la Cem yılmaz arasındaki dialoglar bir ara kırdı geçirdi.Hatta ikili iddiaya bile girdiler geceye Brad pitt bıyıklı mı bıyıksız mı gelecek diye,Abazoğlundan bir kostüm kazanmacasına,bu iddia sırasında ara ara atışmalar dikkat çekti,yekta da cem in altında kalmamaya çalışsada bırakın komedyen komedyenliğini yapsın.

Güzel sohbetten sonra ‘’Red carpet’’ faslına geçildi.Kırmızı halı’da dikkat çeken bu seneki inanılmaz güzeller oldu,tabi ki benim dikkatimi ilk onlar çekti :) Kırmızı halıda göze çarpan sinemanın güzelleri arasında benim favorilerim Natalie portman,Kate winslet,Anne hattaway ve yaşına rağmen hala güzel olan Merly streep’ ti.Ama Natalie portman a bir parantez açarım bence gecenin en güzel kızıydı.
 
Kodak tiyatrosu’na görkemli bir giriş yapıldı daha sonra.Bu sene seyirciler sahneye biraz daha yakınlaştırılmıştı ,atmosfer daha sıcaktı.Gecenin sunuculuğunu üstlenen Hugh jackman , nam_ı diğer ‘’Wolverine’’ gerçekten iyi bir performans sergiledi.Bir ara gecenin bence en etkileyici performansı olan Beyonce ‘yle birlikte gerçekleştirdikleri müthiş dans şovuylada başarısını kanıtladı.Beyonce herzamanki gibi yine süperdi,söylemeden geçmeyelim.
 
Bir yandan ödüller yawaştan sahiplerini bulmaya başladı.Salondaki konuklar bu sene gerçekten sinemanın devleri denebilecek isimlerdi.Gecenin onur ödülü Hollywood un gelmiş geçmiş en büyük komedyenlerinden olan ‘’Jerry Lewis’’ e gitti.Bu akademinin bence biraz geç hatırladığı bir ödüldü.Jerry Lewis ‘in burada yaptığı meslek için söylediği bir sözü anektot olarak vereyim ‘’Çocukken yaptığınızda cezalandırıldığınız şeyleri,büyüyünce yapıp para kazandığınız mesleğin adı komedyenliktir’’.

Gecede en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü Joker rolüyle bir süre önce yaşamını yitiren Heath Ledge’ a gitti. Gerçekten ilk defa bir Batman filminde joker rolü Batman in önüne geçmişti.Jack nicholson ‘a da ayrı bir parantez açalım ama Heath ledger gerçekten joker i farklı bir yere koymuştu.

En iyi yönetmen dalındaki ödülde ben biraz akademinin Slumdog millionare odaklandığını ve David fincher ı es geçtiğini düşünüyorum.David fincher ;hatırlatalım ‘’seven’’,’’fight club’’ ve son olarak Benjamin button ın yönetmeni.Akademi bazen şartlandığı şeylere bütün ödülleri vermeyi tercih ediyor.Bunun sonucunda gecenin en iyi film oscarı ‘’Slumdog millionare’’ e gitti.Ben filmi şu ana kadar izleyemedim.Türkiyede sanırım bir iki haftaya kadar vizyona girecek.İF İstanbul kapsamında filmi izlemiş arkadaşlarımdan birnden aldığım bilgi filmin gerçekten çok başarılı olduğuydu.Tabiki bu bir Oscar ödülü için yeterlimiydi,bende biraz soru işareti kaldı.Filmi izleyip buraya yorumumu yazıcam sözüm olsun.

Gecede Sean penn ve Kate winslet ta ödülle taçlandırıldı.Özellikle Kate winslet bunu çoktan haketmişti, Sean penn’ inde oyunculuğu zaten tartışılmaz.Burada benim dikkatimi çeken ödülleri vermeye gelen daha önce bu dalda oscar almış sinemanın devi 5 bayan oyuncu ve 5 erkek oyuncunun ödülü sunmasıydı ve adaylara tek tek ödül vermeselerde yorumlarıyla haklarını verdiler.

Bu bir Oscar değerlendirmesi veya eleştirisi değildir.Ben bir Pazar gecesi haydi Oscara takılıyım bakalım ne oluyor diyerek Oscar izledim hepsi bu.Gerçekten keyifli bir geceydi.

Burada sinemanın kalbinde bir ödül veriliyorsa o ödülün her ne kadar akademiyi eleştirsemde bir anlamı vardır.Bırakalım bizde Oscar alıcaz geyiklerini,bizimde kendi alanımızda gayet güzel sinema ödüllerimiz var,her ödülü Oscar la kıyaslamak veya her yapılan filmden sonra bizde oscar alıcaz demenin bence bir anlamı yok.Oscar gecesini izleyipte, ”Bunlarda şov yapıyolar canım”mantığını geride bırakıp,olayın keyfini çıkarmaya bakalım.Bu bir şov dünyası şov dünyasının elemanlarıda size şov yapıyorsa onları izleyin, belki sıradan hayatınıza biraz renk katarsınız…

1 Yorum