Başarı elde etmede,yapılan işe konsantre olma,odaklanma ve motive olma gibi kavramların önemi büyüktür. Konsantrasyon ve odaklanmayı sağlayan tamamen “motivasyon” olgusudur.
Motivasyon kavramı ile ilgili birçok teori ortaya atılmış,çeşitli motivasyon tekniklerinden bahsedilmiş ve uygulanmıştır.Motivasyon ile ilgili burada birkaç saptamamı, motivasyonun ne olduğuna ve kişiyi nasıl harekete geçirebileceğine dair düşüncemi aktarmaya çalışacağım.
Motivasyon,yapılan işe kanalize olma,hedeflenen sonucu yakalamayı istemenin aslında büyük bir bölümünün kişisel etmenlere bağlı olduğunu söyleyebiliriz.Kişisel özellikler,kişinin İstekleri, zevkleri,nelerin onu harekete geçirebileceği ,nasıl bir ortamda başarılı olabileceği,yani onu motive edecek unsurların neler olduğunu konuşmak gerekir.Anlatmak istediğim motivasyonun kişiden ayrı tutulamayacağı,salt genel-geçer motivasyon biçimleri ve anlatımları ile hareket etmenin her kişide doğuracağı sonucun farklı olacağıdır.
Verimlilik anlamında konuyu ele alırsak; her bireyin belli bir kapasitesi yani yetenek,bilgi,beceri gibi unsurlarının üst sınırı vardır.Motivasyon burada bireyin kapasitesinin maximum seviyelerde kullanılmasını sağlar.Burada olgular arasında bir formülizasyon yapacak olursak;
Motivasyon artarsa,kapasite kullanımı maximizasyonu sağlanır ve kişinin kapasitesini kullanma gücü artar,böylece yapılan iş doğrultusunda verimlilik artar bu da kişiyi başarıya götürür.
Motivasyonu etkileyen bazı olumsuz faktörlerde yine kişisel özellikler,bakış açısı,kişinin olayları nasıl algılayışına bağlı olarak belirir.Bunlar içinde bulunulan ortam,yapılacak iş,bu iş sonucunda varılacak hedef noktanın tatminkar olup olmadığı gibi dışsal ve içsel olarak olarak beliren etkenler olarak sayılabilir.
Motivasyonun kişisel olarak değişkenlik gösterebileceğinden yola çıkarsak ,şöyle ufak bir örnek verebiliriz;
X futbolcusu yetenek,bilgi,beceri ve algısal olarak 10 üzerinden 8 lik bir kapasiteye sahip bir futbolcu olsun.A klübünde 4 , B klübündeise 7 lik bir performans ile oynuyor.Burada futbolcu aynı futbolcu,bu fark tamamen olaya motive olup,olmamasından ortaya çıkan farktır.Gerekli motivasyonu yok,yeterli konsantrasyonunu sağlayamamış ve yapılan işteki verimi düşmüştür.
Buradan bir yere bağlarsak konuyu,motivasyon denilen olay bizim çok sık kullandığımız,grup psikolojisinde de herkese bir ağızdan söylenen sözler daha da açıklayıcı olarak verilen gaz değildir.Bu tamamen motivasyonun az sonra bahsedeceğim kişisel kısmı haricinde kalan genel-geçer başarı kıstasları ve yaşamsal ihtiyaçların getirdiği harekete geçmedir.Bu iş hayatı ve özel hayatta da geçerli olan temel noktadır aslında motivasyon anlamında.Kişinin ne istediği,doğru işte ve yerde olup olmadığı temelde motivasyonu sağlayan ve yapılan işe odaklanmayı getiren asıl unsurlardır.Zaman içerisinde motivasyonun kişisellik değerlerinde algısal farklılaşmalar,dünyaya bakış açısının farklılaşması gibi etkenler sonucu değişiklikler olsada bu motivasyonun kişisel olan kısmının oranını asla değiştirmez.
Motivasyonun genel-geçer kısmına gelince;bu bireyin hayatta kalma,karnını doyurma,güvenliğini sağlama,başarı psikolojisi gibi genel değerlerdir.Bunlar hemen hemen her bireyin genel olarak sağlamak için harekete geçtiği yani motive olduğu değerlerdir.Zaten bunlar bireyin hayattaki motivasyonunu sağlar.
Şuraya geliyorum, istediği kadar doğru motivasyon tekniği,becerisi,sistematiği bu ve bunun gibi önermeler olsun.Konuyu kişi anlamında ele almazsak yapılan motivasyon istenilen sonucu elde etmek için yeterli olmayacaktır.Daha öncede söz ettiğim gibi,bana göre motivasyon,motive olma,bir iş için harekete geçme,o işe odaklanma büyük ölçüde bireyin algısıyla ilgilidir.Unutulmaması gereken her bireyi harekete geçiren,başarı için dürten etki başkadır…













3G Hazırlıkları Tamamlandı ...
"Zagrep" Hazırlıkları Tamam...
Henüz Hayal Kurabilirken ...
Final Serisi'nde 3. Maç !
Bir “Formula 1″ İzlenimi…