A_PLACE_TO_DREAM_by_gilad

Hayata yeni başladığın o karmaşayı, o bilinmezliği hatırlıyor musun? Herşey hakkında bir hayal kurma , bir araştırma, bir inceleme, bir eşeleme sürecinden geçtiğin dönemi hatırlıyor musun? Geleceğin sana nasıl gelecek olduğunu henüz bilmeyip, kendi zihnin çerçevesinde hayal kurma sanatını ortaya koyuşunu.

Her dinlediğin müzikte, her okuduğun kitapta, her baktığın resimde, zihninde nasılda gelecek için çok farklı şeyler canlandığını, bunların seni nasılda büyümeye ikna ettiğini anımsıyormusun?  Hala aklına geliyor mu bazen dinlediğin şarkının kahramanının sen olduğunu düşündüğün zamanlar bazen de izlediğin filmin.Hala aynı derece de etkiliyormu seni duyduğun o sözler.

Aslında bunlar bir dönemi yansıtan, insanın gelecekle yüzleşmesinden hemen önce kurduğu düş dünyasının yansımaları. Bunlar hayata gelişin en başlarında duyulan heyecanlar. Olması gereken hayatı düşlerken henüz olan biten, gerçekte olan  hayatla karşılaşmadan yaşanan çocukça hisler.

Bu dönemden herkesin hayatının ilk yıllarında geçtiğini düşünüyorum. Henüz hayaller varken ve kirlenmemişken. Henüz hayatla ilgili anlamsız koşuşturmaların içine girmemiş, henüz çocukken. Güzeldi o günler, her güzel olan şeyin tükendiği gibi tükenirken yavaş yavaş. Yavaş yavaş  yüzleşirken hayatın gerçek yüzüyle. Güzeldi ve olması istenendi.

İnsan olarak belli evrelerden geçtiğimizi düşünüyorum hayatın her saniyesinde. Bu anlattığım ilk ve en temiz olan evredir. Bunun gibi bir anı  insan, hayatının hiçbir döneminde yaşayamaz. Bu aslında bilmemezliğin getirdiği müthiş bir büyüdür. Evet bilinmezlik bir sonsuzluktur, bilmemek  ve hayalini kurmak , hayatın en güzel evresidir, henüz yaşanılan hayat gerçek yüzünü göstermemişken …

5 Cevap to “Henüz Hayal Kurabilirken …”

  1. Çocukken hayal kurmak ne güzeldi.. Yaşanan hayal kırıklıkları arttıkça hayal kurmaktan korkar oluyor insan.. Çocukların büyüdüğünde masalların gerçekliğini yitirmesi gibi.. Yine de dediğin gibi güzel hayaller kurmalıyız, henüz kurabiliyorken.. Kalemine sağlık, çok hoş bir yazı olmuş gerçekten=)

  2. emreguldas says:

    Teşekkür ederim Dilek , okuduğun ve güzel yorumun için :)

  3. Süheyla Kanca says:

    Emrecim çok teşekkürler bu muhteşem paylaşımın için. Evet haklısın çocukken ne kadar saf, duru ve basittik dolaysıyla hayallerimiz de öyle. Ben senin yazına bir şey daha ilave etmek istiyorum izninle. Eğer canı gönülden istersek ve de çaba sarfedersek o içimizdeki varolan o çocuğun tekrar en saf haliyle yüzeye çıkacağına eminim.
    Günün sevgi ve Aşk’la dolu olsun.
    Sevgilerimle,

  4. emreguldas says:

    Süheyla hocam, asıl ben teşekkür ederim okuduğunuz ve yorumunuzu paylaştığınız için.Evet istemek gerçekten çok önemli bazı hayalleri gerçekten var edebilmek için, katılıyorum size :) saygılarımla …

  5. Zeynep Akaras says:

    Gerçekten de hoş bir yazı olmuş,kalemine sağlık:) Geçmişi anımsarken,düşünürken yine de insanın kendiyle hesaplaşması var bence biraz da.Geçmişini,çocukluk masumiyetini özleyen kişiler,genellikle kendindeki değişimi seyredenlerden,kendini eleştirenlerden ya da bir şeylerin yolunda gitmeyişini gören insanlar portföyünden oluşuyor.Eski masumiyetinin,saflığının,hayata küçücük bir pencereden ama kocaman renkli gözlerle baktığı yılların nasıl yitip gittiğini seyrettikçe bu özlem daha çok artıyor.Ve bence geçmişini,masumiyet yıllarını özleyen kişiler,insani vasıflarını yitirmemiş kişilerdir.Hiçbir düş bir daha o kadar saf olmayacak,hiçbir göz öyle masum bakmayacak belki ama insan beyniyle,kalbiyle özlediği o küçük,o temiz çocuğu her zaman,her şekilde yaşatmaya çalıştığı sürece,gök kuşağını görmeye ve o heyecanla seyretmeye devam edecektir.İçindeki çocuğun hiç ölmemesi dileğiyle…. :)

Yorum Yaz