Kasım, 2009 arşivi

İnglorious Basterds – Bir “Tarantino” Filmi

inglorious-basterds3

 

 

 

 

 

“Quentin Tarantino” nun bu yılın çok ses getiren filmi “İnglorious Basterds” ı izleme fırsatı buldum.Film Tarantino vari anlatımının yanısıra oyunculuklar anlamında da gerçekten başarılı bir film olmuş.Özellikle oyuncu seçimleri açısından Teğmen “Aldo Raine” rolündeki Brad Pitt ve “Hans Landa” rolündeki Christoph Waltz tam anlamıyla rollerinin adamı olmuşlar.

Aslında Tarantino bu projeyi çok daha önce tasarlamış ancak bir türlü yapım aşamasına getirememiş. 1978 yapımı olan “Quel Maledetto Treno Blindato” adlı filminin tekrar beyazperdeye uyarlaması olan “Inglorious Basterds” , Tarantino’nun mekan,kadro seçimi ve kendine has tarzıyla başka bir havaya bürünmüş.Kısacası ben izlediğim filmden keyif aldım.Aslında bir Tarantino özelliği olarak,daha kanlı bir film bekliyordum ama film daha soft ve masalsı bir anlatıma bürünmüş bu da filmi güzel ve farklı yapan özelliklerden biri olmuş.

vert. Bastardi

Filmin çekimleri, geçtiğimiz yıllarda “Metropolis” ve “The Blue Angel” gibi sinema tarihine damgasını vurmuş ünlü filmlerin çekildiği stüdyoda gerçekleştirilmiş.Böylece gerçekten filmde mekan anlamında çok büyük bir başarı yakalanmış ve o dönemin havasını olduğu gibi filmde görebiliyoruz.

Filmin bir de kendine özgü soundtrack albümü var.Geçtiğimiz günlerde bu albümü de biryerlerden bulup, dinleme fırsatı buldum.Filmin otantik yapısına uygun müzikler seçilmiş,değişik bir albüm olmuş.Bu albümün tanıtım videosunu yayınlamak isterim ;

Yorum yok

Efsane “Guinness” in 250. yılı …

guinness

 

 

 

 

 

Bir İrlanda birası olan “Guinness” 1759 yılı itibariyle isim babası “Arthur Guinness” tarafından Dublin’de St. James Gate’te kurulan fabrikasında üretilmeye başlanmıştır.Özellikle ada da bira denince ilk akla gelen isim olan Guinness,kendine has tadı ve üretiminden gelen yoğunluğu nedeniyle bira sektöründe ayrı bir yerdedir.

Bu efsane biranın üretiminde “widget” sistemi denilen bir sistem uygulanmaktadır.Bu sistem de “widget” denilen bir nitrojen kapsülüdür.Bu kapsüldeki nitrojen kutu açıldığında biraya karışır ve Guinnes’in özelliği olan yoğun köpük böylece oluşmaktadır.

Bu yıl “Guinness” in üretime başlayışının 250. yılı olup,”Arthur’s day “ adı altında başta Dublin olmak üzere keyifli müzik organizasyonları da düzenlenmiştir.Bu Dublin’deki etkinlikte sahne alan birçok müzisyen ve müzik grubu , kendilerini “Guinness” eşliğinde dinleyen izleyicilere güzel bir müzik ziyafeti vermişlerdir.

Yeni Resim

 Dublin’deki geceye dair videoyu ve dahasını şu linkten izleyebilirsiniz ;

http://www.guinness.com/en-row/250-arthurs_day.html

“Guinness” in bu müzik organizasyonuna dair tanıtım videosu ise ;

 

 Ve “Guinness” in bu 250. yılına özel hazırlanmış commercial videosunu da burada paylaşmak isterim;

 ” to Arthur” … Cheersss …

Yorum yok

“Bon Jovi” tekrar sahne aldı …

sans_t24

 

 

 

 

Geçtiğimiz hafta müzik piyasasında yerini bulan Bon Jovi‘ nin son albümü “The Circle” bu tarih itibariyle elime geçti.Albümün ortaya çıkışına dair daha önceki yazılarımda ufak tüyolar vermiştim.

Albüme dair tüyolardan ;  http://www.emreguldas.com/?p=85

Bu albümde 2007 versiyonlu “Lost Highway” e oranla daha Bon Jovi soundunun yakalanmış olduğunu  hemen belirtmeliyim en baştan.Bunun olumlu geri dönüşlerini grup alacaktır tahminimce.Grup aynı zamanda bu yeni albüme ilişkin 2010 yılında bir world tura imza atacak.Bu turu ben şahsen büyük bir merakla bekliyorum.

Bu tur ile ilgili detayları buradan bulabilirsiniz ; http://www.bonjovi.com/tour

Albümden biraz bahsetmek gerekirse, İlk single tipik bir Bon jovi çıkışıydı.Soundu kuvvetli eski 80′lerin sanki modernleştirilmiş bir şarkısıydı.Albüm içinde şöyle bir dolaşırsak “Superman tonight” , “Learn to Love” , “Work for the working man” de bir tarz yakalandığı ortada.Ben esas darbe olarak “When we were beatiful” u düşünüyorum.Sanırım “Richie Sambora” gitarını özlemişiz.80′ler ekolünden gelen bu tarzı sevenler için son albümden bence daha iyi bir albüm.

Ve yeni albümden ” Work for the working man” ;

Eski albümlerdeki sample ‘lar bu albümdede kaçınılmaz olarak devam ediyor.Ben onlara fazla takılmayıp yapılan müziğin kalitesiyle ilgilenmenizi tavsiye ederim …

2 Yorum

Bir radyo albümü – Aşkı Hisset …

New Picture

 

 

 

Son günlerde Türkiye’deki slow anlamda yayın yapan radyo istasyonlarının en eskilerinden biri olan “Joytürk FM”  in güzel slowları dikkatimi çekti.Yeni-eski türkçe müziğin slowlarını harmanlayıp dinleyicisine sunan istasyon, gerçekten dinlenmeye değer.

“Joytürk” ün çaldığı şarkılardan derleyip toparladığı en son albümü olan “Joytürk – Aşkı-Hisset” , “Nişantaşı-Salomanje” de gerçekleşen lansman partisiyle dinleyicilerine duyuruldu.“Joytürk” ün 2009 yılına ait bundan önce de yayınladığı yine türkçe slow lardan oluşan kaliteli bir albümü daha mevcut.Bu iki albüm gerçekten türkçe slow müziğin çok başarılı çalışmalarından oluşuyor.

Bu iki albüm türkçe slow dinleyicileri için güzel 2 derleme albümdür kanımca.Ve albümlerde yer alan şarkıların track list’i şöyledir;

İlk albüm ;

  • Belki Bir Gün Özlersin / Emre Aydin
  • Kelepçeyim Ben Sana / Funda Arar
  • Dön Bana / Cem Özkan
  • Seni Kimler Aldi / Sezen Aksu
  • Olur Ya / Kiraç
  • Saklanma / Yonca Lodi
  • Sen Aglama / Badem
  • Oysa / Sertab Erener
  • Nerdesin / Gece Yolculari
  • Neyin Var Bugün / Nil Karaibrahimgil
  • Hiç Gelme Gideceksen / Gripin
  • Amacim Yok / Zeynep Casalini
  • Aheste / Bertug Cemil
  • Çok Kötü Seyler / Göksel
  • Güller Soldu / Nilgül
  • Ben Miyim/Ümit Sayın
  • Git Gidebilirsen / Müfide Inselel
  • Dün Gece / Dört X Dört
  • Elimde Degil / Vega
  • Ve Lansmanı yapılan 2. albüm ;

  •  Bengü – Özetle Ben Aşığım
  • Funda Arar – Yak Gel
  •  Göksel – İnanmam
  •  Meyra – Ağladın Ya
  •  Murat Boz – Özledim
  • Nazlı – İnce İnce
  •  Özgün – Mühür
  •  Sezen Aksu – Pardon
  • Tuğba Özerk – Gidesim Geldi
  • Yalın – Ki Sen
  • Bu albümlerden seçtiğim şarkıları ise aşağıdaki müzik player’dan dinleyebilirsiniz ;

     

    Yorum yok

    Sting’ten bir kış albümü …

    sting

     

     

     

    1970′lerin başında “The Police” grubuyla birlikte başladığı müzik kariyerine 1982 yılında gruptan ayrılarak solo olarak devam eden ingiliz müzisyen “Sting” bugüne kadar birçok efsane şarkıya imza atmıştır.

    Şimdilerde ise, “Sting” yeni bir albümle geri döndü.Albüm İngiltere’de 2 kasım itibariyle piyasaya çıktı,ülkemizdede ileriki günlerde müzik marketlerde olacağı duyuruldu.

    Albüm “İf on a winter’s night” adını taşıyor.Albümde “Sting” önceki müzikal vaziyetinden biraz farklı olarak klasik müziği kendi sounduyla harmanlamış ve farklı bir albüm ortaya çıkarmış.Albümde “Sting” in 2 bestesinin yanı sıra,eski anonim İngiliz şarkıları,17. yüzyıl Barok bestecisi Henry Purcell’in müzikleri ve Sting’in sözlerini yazdığı Johann Sebastian Bach’ın da bir bestesi yer almakta.

    Albümün konseptini “Sting” ; ağırlıklı olarak “kış”,”noel”,”kar” gibi temalardan hareketle oluşturmuş.Klasik müziği “Sting” tarzıyla dinlemek gerçekten enteresan.Albüm slow ağırlıklı ve konseptine uygun bir havada.Kışa adım atarken formata uygun olarak hazırlanmış bir albüm.

    Albümün tanıtım videosu ve “Sting” in albüme dair yorumları ;

    Yorum yok

    “I just died in your arms tonight” …

    Rock_the_80__s

     

     

     

     

    Bir ara 80′lere geri dönüş yapacağım. 80 ‘lerin gelmiş geçmiş en iyi şarkıları,grupları,stilleri başlığı altında.80′lerden bende kalan çok şey var tarz anlamında.

    Eşelerken sağı solu 80′lerden iz bırakan birçok kalıntının arasından ben ilk 5 kategorisine sokulabilecek bir seçim yapmışım aslında, farkında değilim. “Joy Fm” inde bazen aralara serpiştirdiği bence sound anlamında gelmiş geçmiş en iyi rock şarkılarından biridir kendisi. Grup “Cutting Crew” yıl “1986″ bahsi geçen şarkının adı “I just died in your arms tonight”. Aslında çok şey ifade ediyor. Burada ifadesinden çok müzik anlamında 80′lerin en sağlam, en iyi şarkılarından biri olduğunu söylemeliyim

    Şarkıyı hayata geçiren “Nick Van Eede” nin bu, belkide müzik yaşamında en iyi işidir. Şarkı sonraları birçok kez cover lanmış ve çeşitli versiyonlarıyla yorumlanmıştır.Hatta son olarak bir yerde “Jay-Z” cover’ına denk geldim,çok ilginç buldum.

    Şarkının olayı bitiren kısmı şu olmakla beraber,  lyrics’inin yer aldığı videosuda aşağıdadır ;)

    it must have been something you said
    i just died in your arms tonight

    it must have been some kinda kiss
    i should have walked away, i should have walked away  !!

    Ve şarkının orjinal videosu ;

    80′lerden bir esinti olarak dinlenir !!

    Yorum yok