Bir mevsimi devirmek üzereyiz,mevsim artık son demlerinde,son yağmurlarını yolluyor bize,adına Nisan yağmurları dedikleri bu olsa gerek.Ne kış tasın ne baharda aralarda bir yerlerdesin seyrine dalmışsın ömrün.Birkaç gün sürecek bu son yağmur faslını iyi değerlendirmek gerek.

Hafiften nemli, rutubeti ağır olduğu kadar sana uzaklarda bir yerlerde de güneşin açabileceğini işaret eden bir İzmir akşamındayız.Bir ruh dinginliğini bitiriyoruz artık yawaştan,açacak güneşi beklemekte ve yeniden doğacak ümitlerimizin yeşermesini gözlemekteyiz.Uzun gecelerin bir kenara itildiği, ruhun derinliklerinde kalanların gün ışığıyla beraber kendini yeryüzünün kendi çapında hırpalanan dünyasına bıraktığı anlardayız.Yağmur kendini iyiden iyiye hissettiriyor bu anlarda,hafiften arka fonda çalan müzikte artık kendinle başbaşa kalacağın akşam saatlerinin geride kaldığını fısıldıyor kulağına.Kendi dramatik hislerinde yoğrulmanın ve buradan çıkaracağın kazanımların belkide yerini ,açan güneşle birlikte doğaya bırakma hevesi, hayata atılma arzusu,günü yaşam coşkusu alacak.Her kendinle hesaplaşmanın sonunda bir aydınlığa çıkma olgusunun olduğunu hissettiren bir anın süregelmesindeyiz şu anda.Dışarı bakıyorum, son selamını alıyorum hesap mevsiminin.O bütün kirleri yolladığı yağmurla alıp götürüyor gibi.
Son demlerini yaşıyor artık uzun gecelerin mevsimi,son yağmurlarını yolluyor bize belki son kez bir durum gözden geçirmesi yapalım diye,belkide son kez kendimizi bulalım diye,belkide son kez doğacak güneşe hazırlanalım diye…

Yorum Yaz