Hayatın kendisi bir düzen üzerine oturtulmuş ,belli kaygıların insanlara enjekte edilmesiyle yaşanan gariplikler üzerine kurulu.Kendi ritmi var ,kendi kuralları.Bu düzenle ilgili belli kaygılarım oldu hayatımın her döneminde. Her defasında bu neden böyle değil ki ? ,bu yaşanan nedir ki ? sorularını sordum durdum kafamın içinde.Belli bir kalıba oturtulup yaşanan bir hayat bana hiçbir zaman cazip gelmedi.Hiçbir kalıbın insanı olamadım ben,hiçbir şekil ve düzenin adamıda.Hayat insanın kendi yarattığı sistematiğiyle yaşanırsa gerçek hayat olurdu benim düşüncelerimde.Bu yüzden bazı kavgalarım oldu hayatla hep ,bazı kalıplarla bazı düzenin içindeki piyonlarla.Bu düzen içinde ilerleyip ,düzene ayak uyduranlarla,belli bir sıfatı yakaya takıp,kendi felsefesi olmadan dolaşanlarla.Benim sıfat kaygılı tercihlerim olmadı hayatımda,bir apoleti yakama takma dertlerimde,bir felsefe sahibi olmayı tercih ettim hep.Benim anlık sevinçlerim olmadı hiç çünkü benim hep hayallerim oldu.Hayallerime ulaştığım an sevineceğim zaman.Ya bir felsefen olur hayatında ,yada sende kalıp içinde şekillenmiş bir felsefenin adamı olursun.Hayatın bir felsefe üzerine kuruluysa ,bırak kurulan düzen felsefe yapmaya devam etsin,sen bak kendi yoluna…

 

Yorum Yaz