Markaların Oyunun İçine Dahil Olması

SMK Dergi Mart sayısı için yazdığım “Markaların Oyunun İçine Dahil Olması” başlıklı yazı ile; oyun sektöründe reklam faaliyetleri nasıl yapılıyor? Devamı »

Sosyal Medya Trendleri – 2015

Yılın sonunda, Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya sektörü anlamında 2015 yılına dair bir takım öngörüler paylaşmak istedim. 2015 itibariyle, Dijital Devamı »

Kişiselleştirme Odaklı Hareket Tarzı

Anlık etkileşim tarzı, bir markanın hedef kitlesi ile olan iletişim hamlelerinde, çok daha hızlı davranması ve müşterisine yönelik içerikler geliştirmesi Devamı »

FUTBOL’umuzun Özkaynak Sorunsallarına Dair

Günümüz Futbol’unda, başarıya giden yolların en başında, kulüplerin altyapılarının, ne kadar organize olduğu, bu anlamdaki yatırımların, ne denli güçlü olduğu, Devamı »

Dijital Markalaşma Ve Mantalite Yeniliği

“Her markanın kendine has bir şahsiyeti bulunur ve her marka hayattaki yolculuğunu belirli değerler üzerine konumlandırır.” Yukarıdaki sözü sarfederken, marka Devamı »

 

Markaların Oyunun İçine Dahil Olması

advertising

SMK Dergi Mart sayısı için yazdığım “Markaların Oyunun İçine Dahil Olması” başlıklı yazı ile; oyun sektöründe reklam faaliyetleri nasıl yapılıyor? In-Game Avdertising dediğimiz olgu nedir ve bu anlamdaki çalışmalar nelerdir? Oyun sektörü ile ilgili aklımızda kalan anekdotlar hangileridir? gibi soruların cevabını detaylandırmaya çalıştım.

Yazının giriş bölümünü yayınlamakla birlikte, tamamını da okuyabileceğiniz aşağıdaki görsellere göz atmanızı tavsiye ediyorum.

Sosyal Medya Trendleri – 2015

2648_plate

Yılın sonunda, Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya sektörü anlamında 2015 yılına dair bir takım öngörüler paylaşmak istedim.

2015 itibariyle, Dijital gelişmeler nasıl yaşanabilir? Dijital anlamdaki ana konu başlıkları nelerdir? Dijital bakış açısının ne yönde olması gereklidir?  gibi soruların cevaplarını, hazırlamış olduğum aşağıdaki görsel de bulabilirsiniz.

 

 

sosyalmedyatrendleri (1)

 

 

Kişiselleştirme Odaklı Hareket Tarzı

featured-1224

Anlık etkileşim tarzı, bir markanın hedef kitlesi ile olan iletişim hamlelerinde, çok daha hızlı davranması ve müşterisine yönelik içerikler geliştirmesi anlamını taşıyor.

Bu bağlamda ortaya çıkan gerçek zamanlı pazarlama (real-time marketing) aksiyonları, online anlamda oluşan büyük veriyi analiz etme, hedef kitleyi takip ve uygun stratejiyi belirleyebilme gibi faktörleri bünyesinde barındırır hale geldi.

Birçoğumuzun her saniye kullandığı mobil cihazlar, vaad ettikleri teknoloji ile birlikte çok daha rahat hareket kabiliyeti sunabiliyor markalar için. Bu rahatlık, doğru anlarda, doğru strateji tarzı ile atılacak adımların temelini oluşturuyor. Markalar bu düşünce tarzını benimseyebilir ve ortada var olan fırsatı görebilirlerse, bu vaad, hedefe yönelik bir hale dönüşebiliyor.

Kullandığımız her mobil cihazın, elimize geçtiği andan itibaren tam anlamıyla bir kişiselleştirme ürünü olduğu düşünülürse, kullanıcıların herbirinin online mecralar konusunda kişisel dünyalarına yönelik bir tavır izlediği çok daha net öngörülebilir. Bu da demek oluyor ki, bir markanın kişiselleştirme odaklı içerikler üretmesi, hedef kitlesini yakalaması için esas olgudur. Bu mantalite, online mecraların tümüne uygulanabilirlik gösterebildiği gibi, e-posta pazarlaması gibi stratejik bir hamle tarzının da ana düşünce faktörü olabilir.

Konuya online pazarlama mantalitesi açısından yaklaşırsak ta, karşımıza farkedilememesi imkansız bir olgu olarak çıkıyor, “kişiselleştirme“.

FUTBOL’umuzun Özkaynak Sorunsallarına Dair

muenchen-neues-servicecenter-des-fc-30774

Günümüz Futbol’unda, başarıya giden yolların en başında, kulüplerin altyapılarının, ne kadar organize olduğu, bu anlamdaki yatırımların, ne denli güçlü olduğu, özkaynak sistemine bakış açısının, hangi ölçülerde bulunduğu geliyor.

Özellikle ülkemizde, mantalite anlamında, konunun tam da anlaşılamadığı su götürmez bir gerçek.

Gerek özkaynak düzeninin oluşturulması, gerekse, yönetim anlamında konuya bakış açısının, istenilen düzeyde olmadığı görülüyor.

Konuyla ilgili olarak, yıllarını Futbol’a adamış, Futbol’un içinden gelen bir altyapı antrenörü olan, Taner GÜLDAŞ  ile, keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize biraz Futbol geçmişinizden bahseder misiniz?

Futbol kariyerime, 1960 yılında, Bandırmaspor’da, futbolcu olarak başladım. Daha sonra sırasıyla, Ülküspor, Şirinyerspor, Sümerspor gibi takımlarda forma giydim. Forma giydiğim takımlardan Şirinyerspor’da, günümüze uzanan süreç boyunca, yaklaşık 35 yıldır, hem üst düzey, hem de altyapılar seviyesinde olmak üzere, antrenörlük yapmaktayım. Aynı zamanda Bucaspor altyapı organizasyonunda da yer aldım.

Hocam, yıllardır altyapılarda çalıştınız. Türk Futbol’unda, size göre “oyuncu yetiştirme” konusundaki temel sorunumuz nedir?

Öncelikle saha, tesis ve yetersiz imkanları gösterebiliriz. Özellikle amatör futbol düzeyinde, mutlaka, çok daha nitelikli antrenman sahalarına ihtiyacımız var. Altyapı gruplarında, oyuncu yetiştirme anlamında, saha ve tesis şartlarının uygunluğu, birinci kriterdir.

Bir altyapı antrenörü olarak, sizin, olaya bakış açınız ve çalışma stratejiniz nedir?

Altyapı oyuncu topluluğu, öncelikle üst gruba oyuncu yetiştirme amaçlı dizayn edilmelidir. Amaç, üst gruba mümkün olduğunca yeni ve genç oyuncu kazandırmak olmalıdır. Altyapılarda, ilk hedef asla yarışmacı takım yaratmak olmamalı, yarışmanın içerisinde kalıp, geleceğe yönelik oyuncu yetiştirmek olmalıdır. Bugünü değil, yarını hedefler zihniyetle çalışmak, temel prensiptir.

Markaların Dijital Konumlanmaya İkna Olabilmesi

featured-1188

Bir markanın, dijital yatırım için harekete geçebilmesinin temel koşulu, dijital konumlanmaya ikna olabilmesidir.

Dijital konumlanma (digital positioning – digital brand positioning), bu tabiri yerleştirmek gerektiğini düşünüyorum. Şöyle ki; bir marka, offline bakış açısından, online bakış açısına geçerken, mantalite tarzını yenilediği gibi, konumlanma stratejisini de yenilemek zorundadır. Markanın online anlamda belirli bir konuma sahip olabilmesi, hedef kitlesi ile geliştireceği iletişimi hangi tarzda sürdüreceğini belirlemesi, markaya bakış açısının nasıl olacağının ortaya çıkması demektir.

Gelelim konunun esas olarak anlatmak istediğimiz kısmı olan, ikna boyutuna. Özellikle Türkiye’de, dijital marka ajanslarının en çok sıkıntı çektiği nokta, belki de, bir firmayı dijital konumlanmaya ikna etmektir. Offline boyuttan online boyuta geçiş konusunda aklında birçok soru işareti olan, daha doğrusu nasıl ilerleyeceğini bilemeyen firmalar, bu anlamdaki yatırımlarında da çekinser bir tablo izliyorlar.

Konunun teorik kısmı olan, markaların sosyal medya kanallarındaki strateji tarzları, içerik anlamında yapacakları aksiyon alma hamleleri, gerçek zamanlı etkileşim mantaliteleri ..vb olguların ötesinde, açıklık getirilmesi gereken esas olgunun, bir markayı dijital anlamda ikna edebilmek olduğunu söylememiz gerekiyor sanırım.

Şunun altını çizelim, dijital medya denilen kavram, müşterilerinizle etkileşimi maksimize edebileceğiniz, doğru strateji benimsediğinizde dolaylı da olsa bir kazanım sağlayacağınız yegane mecradır. Müşterilerinizle interaktif bir iletişimde kalmanız, onları dinlemeniz, onlara vakit ayırmanız, iş yapabilme kabiliyetinizin bir kanıtıdır.